Facesmile - vBulletin

banner
Facesmile.Org'a Reklam Vererek Daha Fazla Müşteriye Ulaşın

SARIKAYA MOBİLYA YAŞADIĞI YERE ÖNEM VERENLER İÇİN Kazım Karabekir Mah.Hacı Bayramı Veli Cad.No:30/A Esenler/İstanbul.Facesmile.org REKLAM VERMEK ARTIK ÇOK KOLAY 25 TL DEN BAŞLAYAN FİRMA TANITIMLARINIZ İÇİN BAŞ VURUNUZ.mustafaytreklam@gmail.com

Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Yazar mestiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Temmuz 2017
    Yaş
    39
    Mesajlar
    292
    Konular
    89
    Ettiği Teşekkür
    362
    229 mesaja 345 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    8




    Arkadaşlarınla Paylaş

    Standart Büyük Türk!

    Tüm dünyanın gözü önünde yaşanan gelişmelere bakın!
    Trump ve Batı sanki ölen çocuklar,yok olan aileler,katledilen insanlar çok umurlarındaymış gibi,ne olduğu ve nasıl olduğu kanıtlanamayan,ve ABD'nin ve müttefiklerinin elini güçlendirecek,eğer doğruysa da Esad'ın deli saçması saldırısı neticesinde Suriye'den ayrılıyorum derken tornistan yapıp Suriye'ye daha sıcak günler yaşatacak ABD'nin olası füze saldırıları neyi hedeflemektedir?
    Bu yeni sürecin başlaması aşamasında Türkiye'nin duruşu,görevi ve rolü ne olacaktır?Hangi blokta yada derin,stratejik ittifakta yer alacak?ABD'nin başını çektiği Batı bloğu mu yoksa Rusya'nın önder olduğu Doğu bloğu mu?Önümüzde ne gibi seçenekler var veya bu sürecin oluşturacağı yeni askeri-siyasi atmosferde kendimize ait ne türden plan,strateji yada politikalarımız olacak,bu gelişmelere karşı ne kadar hazırız yada öngörülüyüz?
    Irak 2003 savaşına,bir tür yanlış ve yanlı istihbarat ve dünya kamuoyunu manipüle etmek ve olaya karşı onu saldırgan ABD'nin yanında tavır alması için iyi seçilmiş bir kurgu üzerine yani kitle imha silahları ve kimyasal silahlar korkusu ve tehditi ile start verilmiş,lakin bu iddianın,iş işten geçtikten,Irak tarumar olduktan sonra yalan olduğu,yanlış olduğu anlaşılmıştır.Bugün yine benzer senaryolar ve oyunlar üzerinden tüm dünyanın tepkisini çekmeden ve adeta onayı alınarak aynı icraatler yapılmakta ve kimyasal silahların sebep olduğu yıkımın onlarca hatta yüzlerce misli daha büyük yıkımlar yaşatılmaktadır.Katil ABD böylece sahibi olan şer güçlerin iradesini amir bir rolü üstlenmektedir,yıllarca sahip olduğu ekonomi,teknoloji ve siyaseti ile adeta dünyaya ceza kesen,acılar yaşatan,her şeyi kendi menfaati ve çıkarları doğrultusunda yöneten sevk ve idare eden bu aşağılık ülke, yine sahte iddialar,idealler ve hedefler doğrultusunda adeta yaptığı çirkinliği,vahşeti ve zulmu kamufle edercesine basit ve rahat bir şekilde sözünü söylemekte,sözünü dinlettirmekte ve gözünü masum coğrafyalara ve mazlum insanlara dikmektedir.
    Bunca yaşanan dramın perde arkasında ise aslında sanılanın aksine birçok başka sebepler de var olsa bile,en büyük sebep somut olarak,enerjinin dünya ülkeleri ve ekonomileri açısından ne kadar büyük bir öneme sahip olması ve enerjinin sahipliği,satışı ve dağıtımı konusunda söz sahibi olma mücadelesinden kaynaklanmaktadır,dünyada bugün çok büyük sermaye ve servete sahip birkaç enerji şirketinin denge ve güç mücadelesi maalesef bu savaşların ana sebepleri arasındadır,nitekim,Akdeniz bölgesi son yıllarda yapılan araştırmalar neticesinde sahip olduğu enerji kaynakları rezervi açısından şirketlerin ve ülkelerin geleceğini belirleme ve tayin açısından muhteşem bir öneme sahiptir.1800'lü yıllarda kömür madeninin ve 1900'lerde petrol,2000'lerde ise doğalgazın bulunup,enerji alanında değerlendirilmesi ile son 200 yıldır yaşanan büyük konvansiyonel savaşların ve yerel sosyo-ekonomik dengesizliklerin,açlığın ve sefaletin temel kaynağı olan enerji,önümüzdeki süreçte de sınırların yeniden çizilmesini veya coğrafyaların yeniden taksimini gündemine alacak kadar tehlikelidir.ABD'nin bu enerji skalası içerisinde kendi topraklarında sahip olduğu yeni bir enerji kaynağı daha vardır,kayagazı denilen enerji çeşitlemesi her ne kadar bu sepete dünya ticareti açısından henüz dahil olmasa da ABD'nin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artması ve fosil kaynaklı enerjilere olan gereksinimin azalması ile ortaya çıkartmayı planladığı ve bunun kendi güvenliği ve dünya ticereti açısından değerlendirilmesini gerekli kılan stratejik üretim ve dağıtım planlaması elbetteki vardır.Ve bu çerçevede hareket edeceği politikaları hazırdır.
    Tüm dünyada yaşanan gelişmelerin bir tarafında olan Vahşi Batı Ülkesi,ortaya çıktığını gördüğümüz her tür gelişmenin aslında senaristi ve yönetmeni pozisyonundadır.Ve kirli senaryosuna dahil etmek istediği her ülkeyi bu amaç uğruna harcayabilecek,kullanıp sonunda tüketecek bir anlayışa politikaya sahiptir,dünya barışı,kardeşliği,halkların özgürlüğü,insan hakları,demokrasi,hep bunların oyunun,oynatacağı filmin yaldızlı sözleri,görkemli replikleridir.
    Bize düşen ülke olarak millet olarak bu cenderenin içine hapsolmak,sıkışmak ve dağılıp gitmeyi beklemek yerine,daha akılcı,pragmatik,insani ve adil bir duruşu temerküz edinip bu idealler etrafında bölgenin ve dünyanın kaderini tayin etme zaviyesinde söz sahibi olmaktır,ve inanıyorum ki bunun eskiden bir yolu vardı,bugün de vardır ve yok olmadan kullanmak ve acele etmek lazım gelmektedir.Büyük Türk Ulusu'nun birlik ve beraberlik içerisinde kardeşleri olan diğer bağımsız 6 Türk Devleti ile askeri,ekonomik ve siyasi ittifakı elzemdir.Her geçen gün sınırlarımızı zorlayan,etrafımızı daraltan,alev alev yanan komşularımıza ve aslında bize de yönelik tehlikenin ve tehditin artık karşısında tek yumruk tek millet olarak yaklaşık 250 milyonluk Büyük Türk Birliği oluşturulmalıdır,tüm dünyanın değişik coğrafyalarında,kıtalarında farklı ayrılıklara ve aykırılıklara,kirli tarihlere sahip komşu devletleri bile kendi aralarında böylesi bir ittifaka evet derken birleşirken,bizi ayıran nedir?Bizim karşımızda her zaman düşman olmaya aday o kadar devlet var iken biz neden birleşememekteyiz,işte bu sapmanın üstesinden gelip,tek bir millet gibi davranacak ortak amaçları,hedefleri ve idealleri olacak,ve dünyanın ihtiyaç duyduğu mekanizmaya sahip olacak Yüce Türk Birliği oluşturmak en büyük siyasettir.Eğer bu birlik için,yeterince geç kalınmıştır ve daha da geç kalacak olursak,Osmanlı Devleti'nin çöküşü ve yaşanılan zulmun de ötesinde bir devlet çöküşü değil millet çöküşü de yaşayabileceğimiz aşikardır,bu tehditin farkında olduğumuz halde bu tehlikeye karşı kayıtsız kalmak bence yapılacak en büyük ihanetlerden biridir,o yüzden arada bir birbirlerine diplomatik ziyaretler yapan Türk Devletleri yerine artık kardeşlerini ziyaret eden ve dünyadaki zalimlere korku salan,ve barış için,huzur için,adalet için cihad eden kutlu müslüman Türk Birliği en büyük özlemdir.Bu bir ideal değil Türk'ün töresidir,ideolojisidir,ülküsüdür...







    [değerli ziyaretçimiz/Linkleri görmek için üye olmanız gerekmektedirclick here to register]Daha fazla ifade göster
    [değerli ziyaretçimiz/Linkleri görmek için üye olmanız gerekmektedirclick here to register]







    Konu mestiyar tarafından (1 hafta önce Saat 13:30 ) değiştirilmiştir.

  2. 2 kişi mestiyar üyemize teşekkür etti:
    Mustafa (1 hafta önce),Yeşer Eren (1 hafta önce)

  3. #2
    Ne Mutlu Türküm Diyene Mustafa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24 Ocak 2017
    Mesajlar
    4,825
    Konular
    3763
    Ettiği Teşekkür
    601
    417 mesaja 508 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    10




    Arkadaşlarınla Paylaş

    Standart Cevap: Büyük Türk!

    katılıyorum emeğine sağlık güzel bir konu

    Bayrakları Bayrak Yapan Üstündeki Kandır. Toprak Eğer Uğrunda Ölen Varsa Vatandır.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 5 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 5 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •