Facesmile - vBulletin

banner
Facesmile.Org'a Reklam Vererek Daha Fazla Müşteriye Ulaşın

SİTEMİZİN DİN BÖLÜM SAYFAMIZDA GÖREV ALACAK ARKADAŞLARA İHTİYACIMIZ VARDIR İLGİLENEN ÜYELERİMİZİN İLETİŞİME GEÇMESİNİ RİCA EDERİZ.faceanalitik@gmail.com

Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Yazar mestiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Temmuz 2017
    Yaş
    39
    Mesajlar
    304
    Konular
    96
    Ettiği Teşekkür
    384
    240 mesaja 374 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    8




    Arkadaşlarınla Paylaş

    Standart Gerçek,Hakikat Ve İnanmak

    Yaşadığımız her şey gerçek;dokunduğumuz,gördüğümüz,duyduğumuz,tadını aldığımız,kokladığımız,hatta hissettiğimiz,..kimileri tarafından,bazen inanılması zor şeylermiş gibi şüpheyle felsefik bir yaklaşımla bahsedilse de,bu nesnel gerçekliğin subjektif algılarda yarattığı spesifik farklılıkların oluşturduğu,yada derin düşünme sonrası zihinlerin yediği vurgunların etkisi ile ortaya çıkarılan yorumlar olup sakın kafalarımızı çelmesin,hakikat olan şey, bu dünyanın ve bizim var olduğumuzdur,burada bizim yada dünyamızın ne tür bir yapıda olduğu yorum kabul etse de inkar edilmez biçimde ''existence'' varolduğu bir hakikattir.Burada değinmek istediğim özetle;gerçek,kişiye göre değişse de hakikat evenseldir,ama senin gerçeğin benim gerçeğime,benim gerçeğim de senin gerçeğine zarar vermez,aslolan şey nesnelerin yada herşeyin evrensel duyulardan bağımsız bir şekilde var olmasıdır.Ama burada çok değişik bir fenomen olan şey daha var,bazen zihnimizin içinde bizi aldatacak düzeyde bir etki ile gerçek sandığımız yada kabul ettiğimiz tasavvurlar yada deneyimler oluşur ve başkası bu yaşadığımız şeyi tecrübe edemez,işte bu anormal durum,gerçeklik ve hakikat tanımlamalarının anayasasına,kural ve kavaidine muhalif bir durum olmaktadır,istisnai bir durum olan bu şey,kuralları bozmaz ve o da gerçek kabul edilir,o da bu durumu yaşayan insanların gerçeği kabul edilir ama hakikat olarak kabul edilemez.
    Peki anlatılan şeylerden özetle,normal bir insanın yaşadığı yada yaşadığını sandığı kendi gerçeği,hakikat kabul edilmeyecekse,peygamberlerin ve velilerin anlattığı,yaşadığı,mucize ve keramet terimleri ile tanımlanan deneyimler hakikat midir?Bu soruya iki şekilde cevap vermek gerekirse,ilki;her hakikat kendini göstermek zorunda değildir,yani mesela bizim görme duyumuzun sınırlarının altında yada üstünde olan bir şeyi göremememiz(çok küçük mikroskobik varlıkları yada çok uzak şeyleri)gibi,bu durumda gözümüz hakikati müşahade edemese de inkar da etmemelidir,ikincisi;doğruluğu test edilmiş ve kabul edilmiş radyo aktif yapıların yada elektromanyetik dalgaların ve fotonik kabul ettiğimiz herşeyin varlığını bilsek de bunları hissedemememiz gibi,mesela bir radyonun ses dalgalarını yakalayıp bunları bize sunması mucizevi bir olaydır,radyo bu dalgaların yayınını tanımlayabilirken,normal bir insanoğlu bunu yapamamaktadır,işte bunun gibi örneklerle konuyu daha iyi açıklayabiliriz.Bu verilerin ışığında karanlıkta kalan sorulara kısmen cevap verebilmekteyiz ama bugün insanoğlunun sihirli değneği gibi işleyen,ışıldayan,bir meşalesi olan bilimin bile hala açıklayamadığı müthiş fenomenlerin varlığı tartışılmakta ve haklarinda şüphe edilmektedir,benim söyleyebileceğim şey,bilim özgürdür ve her türlü araştırmayı yapabilme konusunda sınırsız yetkileri vardır,ama bilim bile bu özgürlüğe rağmen sorumludur,binaenaleyh,bilimin bulamadığı bir şeyi aramaya devam etme mecburiyeti yoksa da onu inkar etmeye de yetkisi yoktur,aksi halde o şey bulunduğunda yada ortaya çıktığında bilimsellik sadece bir ideoloji olarak anılacaktır,insanoğlu ise bilim gibi değildir,bazi insanlar hem özgürdür hem de sorumsuz,çünkü gerçekten eğitimli de olsa çok cahil olup inkar seçeneğini acele ile kullanabilmektedir ve inanma konusunu bazen ayıp bazen de dipsiz bir kuyu olarak görüp uzak kalmaktadır,halbu ki inanmanın serinliği öte alemde inkarcılığının ateşinde yanmasına mani olabilecekken bunu bir yenilgi,sefahet ve cehalet olarak görmekte ve kendine yazık etmektedir,evet inanmak bazen hastalıklıdır,bazen ezikliktir,bazen cehalettir ama bu tanımlamalar araştırmayan,öğrenmeyen,merak etmeyen zihinler için geçerlidir yoksa her şeyin bittiği yada işaret ettiği noktada inanmayı tercih edenler için asla değildir...
    Konu mestiyar tarafından (13.Ocak.2018 Saat 00:09 ) değiştirilmiştir.

  2. 3 kişi mestiyar üyemize teşekkür etti:
    Mustafa (12.Ocak.2018),RSonmez (12.Ocak.2018),Yeşer Eren (13.Ocak.2018)

  3. #2
    Ne Mutlu Türküm Diyene Mustafa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24 Ocak 2017
    Mesajlar
    5,018
    Konular
    3904
    Ettiği Teşekkür
    614
    436 mesaja 530 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    10




    Arkadaşlarınla Paylaş

    Standart

    Mestıyar konu ile alakalımı bimiyorum ama şahıt oldugum çogu kişiler varki okumuş avukat olmuş hakim olmuş ne bilim bir bankacı ama gel gelelim safmı oluyorlar sadece okudukları bölümemi kitleniyor beyınlerı başka birsey almıyor kısacası cahil gibi oluyorlar hayatın bazı bölümlerınde ne dir nedeni

    Bayrakları Bayrak Yapan Üstündeki Kandır. Toprak Eğer Uğrunda Ölen Varsa Vatandır.

  4. #3
    Yazar mestiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Temmuz 2017
    Yaş
    39
    Mesajlar
    304
    Konular
    96
    Ettiği Teşekkür
    384
    240 mesaja 374 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    8




    Arkadaşlarınla Paylaş

    Standart

    Herkes her konuya ilgi duymaz,bilginin oluşumu ve yerleşmesi ilgiyle alakalıdır,ama sizin dediğinizi meslekler toplumsal statü ve prestij açısından önemli meslekler,bu yönü ile elbette birçok konu hakkında ilgili olmasalar da malumat ve fikre sahip olmalılar tabii,fakat günümüzde eğitim ve öğretim sistemi meslek edindirme ve maişet kazanma üzerine kurulu olduğundan ve insanların fikrini geliştirmenin kapitalist ve emperyalist sisteme olan zararları düşünüldüğünde böyle çok yönlü entellektüel donanım ve alaka beklemek doğru olmayacaktır.

  5. 2 kişi mestiyar üyemize teşekkür etti:
    Mustafa (12.Ocak.2018),Yeşer Eren (13.Ocak.2018)

  6. #4
    Ne Mutlu Türküm Diyene Mustafa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24 Ocak 2017
    Mesajlar
    5,018
    Konular
    3904
    Ettiği Teşekkür
    614
    436 mesaja 530 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    10




    Arkadaşlarınla Paylaş

    Standart

    Aydınlandım teşekkür ederim bu güzel yorum için

    Bayrakları Bayrak Yapan Üstündeki Kandır. Toprak Eğer Uğrunda Ölen Varsa Vatandır.

  7. Mustafa üyemize teşekkür edenler:
    mestiyar (12.Ocak.2018)

  8. #5
    Yazar mestiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Temmuz 2017
    Yaş
    39
    Mesajlar
    304
    Konular
    96
    Ettiği Teşekkür
    384
    240 mesaja 374 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    8




    Arkadaşlarınla Paylaş

    Standart

    Estağfurullah,güzel insan.

  9. mestiyar üyemize teşekkür edenler:
    Mustafa (12.Ocak.2018)

  10. #6
    Düşünceler birer frekanstır Yeşer Eren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Şubat 2017
    Nereden
    Kayseri/Turkey
    Mesajlar
    1,324
    Konular
    631
    Ettiği Teşekkür
    1,071
    433 mesaja 666 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    10




    Arkadaşlarınla Paylaş

    Standart

    Söylediklerine severek katalirken bir ekleme yapmak istiyorum. ..bireyler idrak ettikleri gerçeklere yani inanarak başladıkları ama artik hayatlarında bire bir tecrübe ettikleri gerçeklere ulaşarak parça parca hakikati bulurlar. ..dedik ya o zaman da sen ben ben sen olmusuzdur çoktan. ..teklikten heplige heplikten birliğe tüm var oluşa hamd olsun
    Yeşer Eren ile Özel Rüya Yorumu

  11. Yeşer Eren üyemize teşekkür edenler:
    mestiyar (13.Ocak.2018)

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •