Facesmile - vBulletin

banner
Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Düşünceler birer frekanstır Yeşer Eren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Şubat 2017
    Nereden
    Kayseri/Turkey
    Mesajlar
    955
    Konular
    560
    Ettiği Teşekkür
    435
    240 mesaja 364 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    10




    Arkadaşlarınla Paylaş

    Standart öfke kontrolü nasil yapilir?

    Öfke Kontrolü nedir?

    Öfkeyi doğru ifade etme becerisini kazanmaya "öfke kontrolü" denir. Öfke kontrolünde temel amaç; saldırganlıktan uzak, şiddet içermeyen, kişinin kendisine ve çevresindekilere zarar vermeyecek şekilde duygusunu ifade etme becerisini kazanmasıdır.

    Öfke kontrolünü öğreten pek çok yöntem vardır. Doğru yöntem kişiden kişiye değişir. Doğru yöntemi belirlerken; kişinin kendi kişiliğine, yaşam tarzına uygun olanı seçmesi ve seçtiği yöntemi uygularken günlük yaşamında fazladan sıkıntı hissetmemesi göz önüne alınması gereken temel faktörlerdir. Unutmayın, öfkeyi yok edemezsiniz, tüm çabalarınıza rağmen sizi öfkelendirecek olaylar olacaktır.

    Yaşam her zaman için engellerle, acılarla, kayıplarla ve diğer insanların onlardan beklemediğiniz davranışlarıyla dolu olacaktır.

    Bunu değiştiremezsiniz. Ama bu olayların sizi etkileme biçimini değiştirebilirsiniz. Kızgınlık ve öfke tepkilerinizi kontrol ederek, uzun vadede onların sizi daha mutsuz kılmasını önleyebilirsiniz.
    DÜŞÜNCE DUYGU DAVRANIŞ
    Geç geldi beni sevmiyor - Sinirliyim- Çekip giderim
    Düşünceyi değiştiremem ama duygu durumumu değiştirebilirim. Düşünceyi kafamda kuruyor ve abartıyorum.Öfke halimi değiştirebilirim herhangi bir egzersiz kullanarak.Sonuçta davranımım da değişir.


    Genel olarak öfke kontrol yöntemleri; Ben ikiye ayırıyorum, birincisi bilişsel(düşüncelerle yapılan) yani zihinsel egzersizler , ikincisi bilinçli olanlar yani meditatif yöntemler.

    HANGİ ZİHİNSEL EGZERSİZLER ÖFKENİZİN TAŞMASINI ÖNLER?

    1-GEVŞEME:
    Derin derin nefes alın, sakinleştirici durum ve manzaraları zihnimizde hayal ederek canlandırmaya çalışın. Bu sakinleşmemize yardımcı olur. Gerginlik alanlarını rahatlatarak blokajların çözülmesini sağlar , duyguların amasını sağlar, öfkeyi çözer…

    Karnınızı dolduracak şekilde derin nefesler alın; göğsünüzün üst kısmıyla nefes almanız sizi rahatlatmaz. Nefes alıp verdiğinizde göğsünüz değil, karnınız şişmelidir.

    Derin nefeslerinizi alırken, kendi kendinize tekrar tekrar `Gevşe!` ya da `Sakin ol!` diyerek telkinde bulunun.

    Hayal ederek sizi gevşetecek bir yer ya da ortamı düşünün ve gözünüzün önüne getirmeye çalışın. Geçmişte çok sakin olduğunuz bir yeri hatırlayın.

    Bu teknikleri her gün pratik yaparak ezberlerseniz, daha sonra karşılaşacağınız gergin ortamlarda otomatik olarak uygulayabilirsiniz.

    Kızgın olduğumuz zaman genellikle, olayları istemeden abartılı ve çarpıtılmış olarak algılarız. Bu tür düşünce biçimlerinizi fark edin ve yerine daha mantıklı olanları yerleştirin.

    Örneğin, randevularına sürekli olarak geç gelen bir arkadaşınız
    olduğunu düşünelim. Hemen saldırmaya kalkmayın. Bunun yerine, neyi elde etmek istediğinizi, amacınızı düşünün. Sizin asıl istediğiniz arkadaşınızın randevuya sizinle aynı saatte gelmesi değil mi? O halde "Her zaman geç kalırsın! Tanıdığım en sorumsuz ve kayıtsız kişisin!" gibi yargılardan kaçının. Bu tür cümleler sadece arkadaşınızı incitmeye ve onun da kızmasına yol açacaktır. Ancak sorunun çözümüne katkıda bulunmayacak, hatta ilişkiyi bozarak zorlaştıracaktır. Bunun yerine; eğer bu arkadaşınız sizin için önemliyse, problemin ne olduğunu ortaya koyup her ikiniz için de işe yarayacak bir çözüm yolu bulmaya çalışabilirsiniz. Kendinize; öfkelenmenin hiçbir şeyi çözmeyeceğini, kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olmayacağını, hatta daha da kötü hissedebileceğinizi hatırlatın.

    Mantık öfkeyi yener, çünkü öfke haklı bir nedene bağlı olsa da, çok çabuk mantık sınırlarını aşabilir. Bu yüzden öfkelendiğinizi hissettiğinizde mantığınıza sığının. Kendinize `Tüm dünyanın size kazık atmaya çalışmadığını` hatırlatın. Sadece, yaşamın iniş ve çıkışlarından bazılarını yaşadığınızı düşünün. Öfkenizin kontrolden çıkmaya başladığı her zaman, bu yönteme başvurun. Bu daha dengeli bir bakış açısını yakalamanıza yardımcı olacaktır. Yıllarca dünyayı ve karşılaştığı olayları belli bir bakış açısıyla değerlendiren birine, yeni bir anlamlandırma biçimi kazandırmak uzun ve zorlayıcı bir çaba gerektirir. Sinirlendiğinizde tepki vermeden önce 5 kere nefes alıp verin ya da içinizden 10'a kadar sayın. Bu arada olaya olumlu bakma konusunda kendinizi uyarın. Hem karşınızdaki kişiyi ya da kişileri kırmamış olursunuz, hem de kendinizi öfkenin zararlı etkilerinden korumuş olursunuz.



    3-DAHA İYİ İLETİŞİM

    Öfkeli insanlar genellikle düşünmeden yargılama ve bu yargıları yönünde davranma eğilimindedirler. Bu yargılar da bazen çok gerçek dışı olabilmektedir. Eğer çok elektrikli bir tartışma içine girdiyseniz, ilk yapacağınız şey ;

    Yavaşlayıp gösterdiğiniz tepkileri gözlemek olmalıdır. Aklınıza gelen ilk şeyi söylemeyin, yavaşlayın ve asıl söylemek istediğinizi düşünün. Aynı anda karşınızdakinin de söylediklerini duymaya ve anlamaya çalışın. Hemen cevap vermeyin.

    Öfkenizin altında ne yattığını da anlamaya çalışın. İnsanın eleştirildiği zaman savunmaya geçmesi doğaldır, ama siz de saldırıya geçip savaşmayın. Onun yerine söylenenlerin altında yatanı bulmaya, asıl söylenmek isteneni dinlemeye çalışın. Ya da belki o ortamdan biraz uzaklaşıp rahatlamak isteyebilirsiniz. Ama kendinizin ya da karşınızdakinin öfkesinin kontrolden çıkmasına izin vermeyin. Sükúnetinizi korumanız, durumun raydan çıkıp bir felakete dönüşmesini engelleyecektir.

    5-MİZAH KULLANIN (trafikteki anıyı anlat)

    Mizah, çeşitli yollarla öfkenizin yoğunluğunun azalmasına yardımcı olabilir. Her şeyden önce daha dengeli bir bakış açısı sağlar.

    Birine öfkelenip de belli sıfatlarla etiketler takmaya başladığınızda, bir an durun ve o insanın gerçekten o `şey` ya da `öyle` olduğunu düşünün. Bu sahneyi gözünüzün önüne getirin. Örneğin birine, `muşmula` ya da `odun kafalı` gibi sıfatlarla saldırdığınızda, o kişiyi gerçekten bir muşmulaymış ya da odundan bir kafası varmış gibi hayal edin ve gündelik işlerini o şekilde yaptığını gözünüzün önüne getirin. Eğer karşınızdaki insanı benzettiğiniz şeyin ne olduğunu düşünerek kafanızda gerçekten öyleymiş gibi bir resim çizebilirseniz, öfkenizin azalmaya başladığını göreceksiniz. Çünkü mizah sırasında yaşanılan duygularla, öfkenin bir arada bulunması mümkün değildir.(siz öfkelendiğinizde en çok ne dersiniz? O kişiyi hiç o şekilde düşündünüz mü?)

    Öfkesi çok yoğun olan kişinin davranışlarının altındaki temel mesaj, `Her şey benim istediğim gibi olmalı!` dır. Öfkeli insanlar kendilerinin ahlaken haklı ve doğru olduklarına inanırlar. Planlarını değiştirmelerine ya da engellenmelerine yol açan her türlü olay/durum, onlar için dayanılmaz bir aşağılanma gibi algılanır. Kendilerinin bu şekilde sıkıntı yaşamamaları gerektiğini düşünürler. Belki başka insanlar sıkıntı çekebilirler ama onlar değil!

    Mizah kullanırken iki noktada çok dikkatli olmak gerekir.

    Öncelikle mizah kullanmanın, sorunlarınızı gülerek geçiştirmek demek olmadığını, tersine onlarla yapıcı bir şekilde yüzleşebilmeniz demek olduğunu bilmelisiniz.

    İkincisi de mizah kullanayım derken, alaycı ve aşağılayıcı mizaha başvurmaktan kaçınmalısınız. Çünkü bu da sağlıksız öfke ifadesinin bir başka yoludur.

    5-Çevrenizi değiştirmek

    Bazen, sinirlenip öfkelenmemize yol açan `şeylerin` yakın çevremizde olduğunu fark ederiz. Sorunlar ve sorumluluklar üzerinize öylesine yıkılır ki düştüğünüz tuzağa ve o tuzağı temsil eden insanlara karşı öfke ile kavrulursunuz.

    Biraz ara verin. Gün içinde özellikle stresli olacağını bildiğiniz saatlerde, sadece kendiniz için kullanacağınız bir zaman ayırın.
    Örneğin çalışan bir anne, eve geldiğinde kendisine ayıracağı bir 15 dakikalık süre olursa, çocuklarının isteklerine, parlamadan daha iyi yanıt verebilir.

    6. Zamanlama:
    Eğer sevdiğiniz biriyle belli konuları belli saatlerde konuşuyorsanız ve bu konuşmalar da hep tartışma ile sonuçlanıyorsa, bu tür konuları konuşma saatinizi değiştirin. Belki yorgun, dikkatsiz oluyorsunuzdur ve belki sadece zamanlama hatasından sinirleniyorsunuz ve tartışma çıkıyordur.
    7-Kaçınma: Eğer çocuğunuzun odasındaki dağınıklık odanın önünden her geçişte `kafanızın tasını attırıyorsa`, kapıyı kapatın. Sizi öfkelendiren şeylere bakmaktan kendinizi alıkoyun. `Ama, öfkelenmemem için çocuğumun odasını temiz tutması gerekir.` demeyin. Konu şu anda bu değil. Konu kendinizi olabildiğince sakin tutabilmektir.
    Örnek: Eğer babanızın televizyonda maç izlerken sinirli olması sizi de etkiliyor ve sinirlendiriyorsa, o saatte odanıza çekilin. Sizi öfkelendiren şeylere bakmaktan kendinizi alıkoyun. "Ama öfkelenmemem için babamın bağırıp çağırmaması lazım" demeyin. Konu şu anda bu değil. Konu kendinizi olabildiğince sakin tutabilmeniz.
    Bununla birlikte……
    8. Alternatifler bulma:
    Bazen öfke duygularımız yaşamımızdaki gerçek ve kaçınılmaz sorunlardan kaynaklanıyor olabilir. Kızgınlık duyguları böyle zamanlarda bu zorluklar karşısında yaşanan doğal ve sağlıklı duygulardır. Böyle durumlardaki en yararlı tutum; önce durumu değiştirip değiştiremeyeceğimizi araştırmaktır.

    Değiştirebileceğimiz bir şeyse çözüm yolları araştırılabilir. Değiştirilemeyecek bir durumsa, çözüm için uğraşmak yerine, yapılacak en iyi şey sorunla yüzleşmektir.

    Eğer her hafta sonu arkadaşlarınızla buluşmaya giderken yoldaki trafik sizi engellenmişlik ve öfke duyguları içinde bırakıyorsa, bunu çözmeyi iş edinin. Elinize bir harita alıp aynı yere farklı, belki daha uzun ama daha rahat, manzaralı, hoş bir yoldan gitmeyi ya da evden daha erken/geç çıkmayı deneyin.
    Örneğin bir evrak veya dilekçe bırakmanız gerekiyor ama yetkili kişi odasında yok. Sizin de zamanınız yok. Öfkelenip suçlamalar yapmak yerine alternatif yollar aranabilir.
    Konu Mustafa tarafından (16.Mart.2017 Saat 11:30 ) değiştirilmiştir.

  2. 2 kişi Yeşer Eren üyemize teşekkür etti:
    busra (07.Temmuz.2017),Mustafa (13.Temmuz.2017)

  3. #2
    Üye busra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mart 2017
    Mesajlar
    54
    Konular
    1
    Ettiği Teşekkür
    85
    2 mesaja 5 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    1




    Arkadaşlarınla Paylaş

    Standart

    Harika bilgiler teşekkür ederiz

  4. #3
    Ne Mutlu Türküm Diyene Mustafa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24 Ocak 2017
    Mesajlar
    3,918
    Konular
    3217
    Ettiği Teşekkür
    323
    183 mesaja 219 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    10




    Arkadaşlarınla Paylaş

    Standart

    eline sağlık
    Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır



Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •